13 Kasım 2012 Salı

Bebeğimizin Geleceğini Nasıl Öğrendik

bu yazı, bu şarkıyla tavsiye ediliyor :) (bu şarkıyı dinlerken baba olacağını öğrendi )
Athena - Ben Böyleyim
http://www.youtube.com/watch?v=p3SAKBg9KPM&feature=related

Eşimle 2005 yılında tanıştık. 3 gün içinde evlenmeye karar verdik,  11. ayda evlenmiştik.
Muhteşem bir tanışma hikayemiz var... Ancak bu yazıda başka muhteşem bir hikaye anlatacağım.
Evliliğimizin tadını çikartmak, kariyerimizde belli bir noktaya gelmek, seyahat etmek, bebeğimizi daha iyi koşullar altinda yetiştirebilmek için uzun bir süre bebek düşünmedik.
Bebeklere ve çocuklara cok alışkındım. 7 tane yeğenim vardi ve hepsiyle ilgilendiğim süre zarfini toplamış olsam 2 tam çocuk büyütmüş sayılırdım.
2012 Mayis ayında bebeğimizin geleceğini öğrendik.
Nasıl öğrendiğimize gelince :
Bebek denemelerine baslamıştık.
Bebek deneyen çiftler : Öyle bir-iki denemede zırt diye çocuk olmuyor. Bebeğin olması mucize, olmaması normal. Bu nedenle zamana bırakın, o gelmek istediği en güzel zamanı seçiyor.
2012 Mayis ayında periyotumun üzerinden 3 gun geçmesine rağmen hamile olduğum hiç aklıma gelmedi.
Karin ve kasik ağrisi, asabilik durumu her ay çok tanıdık ve rutin bir histi.
Ancak 3 gün geçmesi de pek normal değildi. Test yaptım, test çift çizgiydi //
Testin fotoğrafini cektim.


Sevgilime nasil soylemeliydim?
3 gün sonra doğumgünüydü, o gün haber verebilirdim ancak bu muhteşem olayı icimde bu kadar süre tutamayacağimdan adım gibi emindim.
Akşam Dream tv'nin düzenlediği bir gece vardı ve ajanstaki ekip arkadaşlarım ile daha önceden bu partiye gitmeyi planlamıştık.O anda "ben gelemiyorum" da diyemezdim.Programı değiştirmedim.
Partiye gittik ve gecenin ilerleyen saatlerinde sevgilim gelip beni alacaktı.
Sahnede Athena vardı, bir-iki şarkı dinleyelim ve öyle çıkalım dedik.
O anda, testin fotoğrafını gösterdim.
Önce bu nedir elektirik prizi mi diye sordu, daha sonra kaç cizgi olmasi gerekiyordu diye çığlık attı.

Bu anı bir arkadaşım tesadüfen fotoğraflamış. İşte o an.

                                                      (Baba olacağını öğrendiği an)

Ilk ay, aynı heyecan ile yakın çevreye bu süreci anlatmak ile geçti. Kendimi çok tuhaf hissediyordum. Aklım bir karış havadaydı sanki.
Ilk işim dansı bırakmak oldu. Flamenco daha çok ayakların çalıştığı bir dans olduğu için hamilelik dönemine uygun değildi.Bebeğim için yaptigim ilk fedakarlıktı.
Çok ilginctir ki test yapmadan bir gün önce kendime günlük kullanim icin flamenco ayakkabısı modelinde bir ayakkabı almıştım.
Ertesi gün yeni ayakkabılarımı giyindiğimde hamile olduğumu öğrendim. İlerde anlatılmak üzere çok güzel bir anımız olmuştu.
Bu ayakkabıları çok nadir giyiyorum. Ayakkabılar, kutusunda kızımın ayakkarının 37 numara olmasını bekliyor. Gençlik ayakkabısı hazır.
Işte o efsane ayakkabılar.


Ilk 3 ay ;
Çok  erken uyudum, baş ağrıları, halsizlik, rutin değerlerimde düşüş, iştahsızlık yaşadım.
Kusma ve mide bulantısı olmadi, bu nedenle şanslıydım.
Daha önceden deneyimi olanlar, 4. Ay itibari ile enerjimin döneceğini söylüyordu, bunun için gün sayıyordum.
Ve bence hamileliğin "balayi" donemine geldik. En rahat, en iyi hissettigim dönem 4-6 aylik donem oldu.
Bu yazıyı yazarken 6. ay sonrasını henüz yaşamadım ancak çevremdeki hamile insanlardan hareket kabiliyetinin kısıtlandığını, nefes sorunu başladığını biliyorum.
3,5 aylıkken cinsiyeti öğrendik. Kiz. Hep ilk bebeğimin kiz olmasini isterdim.
5. ay itibari ile hamile yogasina basladim.
Bu sayede kendimi çok hafif , çok rahat hissediyorum. Ayrıca bebeğimle bağımı da kuvvetlendiriyor.
Hamileler ile birlikte vakit geçirmek bana iyi geliyor. Küçük sohbetler, tüm bebeklerin enerjisini hissetmek, gerçekten çok keyifli.
Ve 5,5 aylıkken başıma gelen bir olay nedeni ile bir atasözü öğrenmis oldum; “Her evlat anadan bir diş alırmış.” Dişim kırıldi ve doktor çekilmesi gerektiğini söyledi.
Çok korktum ama anestezi alabileceğim güvenli dönemdeydim.
Hatta dişçiye giderken göbeğimin üzerine kızıma bir not yazdim.
“ annene yardim et, disi cekilirken canı acımasın.”
Ve not gerçekleşti, minik meleğim yardim etti ve hic acimadan dişimi çektirdim.
13 Ekim’de doğumgünümde kızım bana dışardan hissedilebilen hareketler ile tepki verdi. En güzel doğumgünü hediyesi bu tekmelerdi.
Birgün, birinin tekme atmasına bu kadar çok sevineceğim hiç aklıma gelmezdi. Annelik duygusu, tüm ezberleri bozuyor.
Bu dönemin en güzel yanlarindan biri; kendini cok güçlü ve özgür hissediyorsun. Sanki her şeyi yapabilecekmişsin gibi.
İstediğin zaman gülüp, istediğin zaman ağlıyorsun. Duygularını istediğin gibi yaşıyorsun. Mekandan, insanlardan bağımsız.
Tüm bebek isteyen ebeveynlerin bu duyguyu yaşamasını dilerim.
Bol kahkahali,güneşli, enerji dolu günler geçirmeniz dileğiyle,
Sevgiyle,
dinamikanne

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder