Bu yazı bu şarkı ile iyi gider.
http://www.youtube.com/watch?v=-y9jKsdJDFc
Athena - Ah yaşamak var ya :)
Tarih 12.12.12 olarak çıkmasın diye akşam yazmadım.
Resmen çılgınlık.
Tamam, benim de tarihlere karşı bir zaafım var ama konu sağlık olunca zaaf falan kalmıyor.
Olması gereken zamanda olsun her şey diyorsun.
12.12.12 'de ablam tiroidden ameliyatı olacaktı.
2. ameliyatıydı ve hepimiz çok üzgündük.
Ne kadar çabuk, o kadar temiz beyin durumundan yola çıkarak en kısa sürede ameliyat olmak istemişti.Doktor ile bu tarihi konuşup, anlaştılar.
Ameliyat çok acaip bir şey.İnsan ister istemez ölümü düşünüyor, çok daha yakın hissediyor.
Ve, saçmasapan şeylere üzüldüğü için kızıyor kendisine.
Eğer tekrar hayata dönerse, her anın ayrı kıymetini bileceğim diyor.Bende öyle olmuştu :) Bunları uyguladım, o yüzden hep şükreden, genelde mutlu bir insanım sanırım.
Acıbadem Maslak hastanesine sabahtan gittik.
Gidiş maceramız ayrı şenliklidir bizim hastanelere.
Annem, rahatsız olduğundan ve böyle üzüntüleri kaldıramadığından dolayı ona hiç bir şey belli etmeyiz.
Her şey olup bittikten sonra haberi olur.
Ablalarımın tüm doğumlarında, ailenin tüm ameliyatlarında, benim PX operasyonumda...
Düzen hep budur.Önce herkes evden sessizce kaçar, anneye belli edilmez, iş olur biter, biraz toparlanılır, sonra anne hastaneye gelir, ağlar-üzülür,sonra alışır duruma.
Ameliyattan bir önceki gece, yeni doğum yapmış bir arkadaşımıza gittik ofisten bir ekiple.
Saat geç oldu ve anneme daha yakın bir yerde arkadaşımın arabasından indiğim için, anneme gitme kararı aldım.
Gecenin 11:30'unda beni görünce çok mutlu oldu.
Sabah; babam, diğer ablam ile birlikte hastaneye gideriz diye düşündük.
Yeni doğum yapan ablam sabahın 7'sinde annemi çağırmış.
Eliz'in biraz ateşi var, sabah çok erken gelir misin diye.
Bir ara soruları ile annem durumu çakar gibi oldu, neyseki laf karıştırmada üzerime yoktur.
12.12.12 sabahında Annem'i oraya bırakıp, ben, ortancı ablam (ay bu ablalar karışıyor, çok olunca) ve babam yola koyulduk.
Hastaneye geldik, diğer iki ablam bizden önce gitmişti.
Narinç ablam, ameliyata gireceği için gergindi biraz .
Bebeğimle hep dua ettik.
Aslında benim bebeğimin sağlıklı (inşallah) olması, Narinç'in ilk ameliyatı sayesindedir.
Saçma sapan bir "her şeyde bir hayır vardır hikayesi" ama sahiden öyle.
Narinç ameliyat olduğunda, doktor tüm kardeşlerinin de tiroidleri kontrol edilsin demiş.
Hepimiz bir taramadan geçtik, herkes temiz, bir tek ben de haşimato çıktı.
İlaç ile denge altına alınabilir bir rahatsızlık ancak hamilelikte farkedilmese, bebek için ciddi sorunlara yol açabilecek bir durumdu.
O yüzden, bebeğimin şu anda sağlıklı gözükmesinde Narinç'in etkisi çok büyük.
Bebeğime, teyzene dua et dedim.Ablama güzel enerjiler gönderip, dua ettik.
Şimdi çok iyi ablam.
Anneme söyleme merasimi kaldı bir tek.
Neyse, laf lafı açtı, konu biraz dağıldı sanırım.
Hastaneye vardığımızda odamızın verilmesini rica ettik.
Boş oda yoktu.İnsanlar resepsiyonda bekliyorlardı.
Bu manzara devlet hastanesinden farksızdı.
Meğer insanlar 12.12.12 'den dolayı ameliyatlarını bu güne denk getirmiş.
Etrafımda 10'larca hamile.
Ben resepsiyonda bacaklarımı uzatmış etrafımı gözlemliyorum.
Şunu düşündüm sonra.
12.12.12 'den sonra ne çok bebek gününden önce dışarı alınmıştır.
Doğumum bu zaman dilimine denk gelseydi (sezeryan doğum için ) ve doktorun bana verdiği tarih 13.12.12 olsaydı, 12.12.12 'de doğurmayı ister miydim?
Hayır derken buldum kendimi, aynı soruyu eşime sordum, o da benimle aynı fikirdeydi.
Rahatladım.
Evet söyledim ya benim de tarihlere karşı zaafım var, ama benimkiler tesadüfi.Kendiliğinden oluyor.
Eğer, siz de tarihleri bu kadar önemsiyorsanız ve 12.12.12 'de bir şey yapamadıysanız üzülmeyin.
11.12.13 14.15 diye bir tarih var önümüzde.
Delirmemek dileği ile,
Sevgiler
dinamikanne
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder